09 Haziran 2011

Tinting the Solitude

Bu aralar bir boşvermişlik moduna girdim. Hava değişikliğinden midir, sınavlardan kurtulmam mıdır bilmem ama ciddi anlamda hiçbir şey yapasım yok. Anime bile izlemiyorum doğru düzgün, tek yaptığım sabahtan akşama kadar dizi izlemek. (Ağırlıklı olarak Supernatural.) Bir de internette mal mal geziniyorum.
Bu boşluğun verdiği histen midir bilmem ama bir de kendimi "modifiye" edip duruyorum. Çok öküzce bir laf oldu ama gerçek bu. Önce burnumu deldirdim (kaşım yetmedi), sonra saçımı mora boyadım, en kısa zamanda da kestirmeyi düşünüyorum. Bir de deli gibi alışveriş yapma isteği ile yanıp tutuşuyorum. Ama annem kredi kartımla birlikte bir süreliğine Mersin'e gitmiş olduğundan, aptal kartım Advantage'a taksit yapan sitelerde takılmak zorunda kalıyorum. Advantage'ın mı tırtlığındandır, yoksa sitelerin ibneliğinden mi, eziyet gibiler.

Bir de bu aralar bu ve şu şarkıya fena taktım. İkisini de tüm gün sıkılmadan dinleyebilirim. Zaten Arctic Monkeys'in yeni albümünü diğer albümleri gibi çok beğendim. Bir ara da ona yazı yazmak lazım aslında.
Çeviri grubumuza gelince... Takipçilerin zırt pırt "Şu proje ne zaman gelecek?" demelerinden aşırı şekilde sıkıldım. Hayır, Sıkça Sorulan Soruları okumak bu kadar mı zordur, anlamıyorum! Hala birine küfretmediğim için şanslılar. Ama sabır taşı modumu kaybetmeme az kaldı. Ya sabır!

Bir de evi temizlemem lazım. Resmen gözümde büyüyor ama benden başka temizleyecek de yok. Her gün yemek yapmaktan da bıktım. Şeytan diyor, her akşam karpuz-peynir takıl. Yemek yapmayı da pek bilmiyorum ayrıca. Hamur işi derseniz, süper yaparım ama.

Artık zırvalamamın sonuna geldim. Dağılabilirsiniz.

PS: Başlığın yazıyla bir alakası yoktur. Arctic Monkeys - All My Own Stuns şarkısında geçen ufacık bir cümledir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder