08 Nisan 2010

Durarara!!

Aslında bu yazıya nereden giriş yapsam bilemedim. Normalde de bitmemiş seriler için yazı yazmayı tercih etmesem de, söz konusu Durarara!! olunca daha fazla dayanamadım.2010 kış sezonunda başlayan animeler arasında sanırım en büyük ilgiyi bu seri çekti. Hatta bu kadar fazla fan-art yapılan başka seri görmedim. (Ya da en azından benim takıldığım yerlerde en çok bu seri seviliyor.) Tabii bu kadar sevilmesinin sebepleri de var: Hem konusu orijinal hem de gerçekten çok ilginç karakterlere sahip.(Bu yazı 12. bölüme kadar olan kısmın yorumudur.)
Nedir ki bu Durarara!! ?
(Tokyo'nun Ikebukuro bölgesine gidiyoruz.) Ikebukuro sokaklarında birçok çete vardır ve her çetenin de bir rengi. Çete üyeleri giydikleri kıyafetlerden dolayı rahatça ayırt edilebilmektedir. Fakat bir çete vardır ki bir rengi yoktur. Bu "online" çetenin adı ise "Dollars"tır. Diğer tüm çeteler aslında Dollars'tan korkmaktadır. Ayrıca Dollars üyelerinin kim olduğu da bilinmemektedir.
İşte, Ikebukuro'ya okumak için küçük bir kasabadan gelen Ryuugamine Mikado ve onun Ikebukuro'da yaşayan çocukluk arkadaşı Masaomi Kida ile tanışıyoruz. İlk bölümde, uzun zamandır bu bölgede yaşayan Kida'nın Mikado'ya şehirde kimlere bulaşıp "bulaşmamasını" anlatırken izliyoruz; sushi restoranı çalışanı Rus Simon, başı olmayan efsanevi motor kullanıcısı Black Rider (Selty), "deli gücü"ne sahip, sürekli barmen kıyafetiyle dolaşan Shizuo ve Shizuo ile uğraşmayı kendine hobi edinmiş Izaya.Bunlar dışında tabii ki birçok karakter daha var, ön planda olanlardan biri ise "doktor" Shinra.
İşte bu karakterlerden kesinlikle en sevdiğim Shizuo Heiwajima.(Temamdan da hiç anlaşımıyor, değil mi?)
Durarara!! izleyenler hislerimi gayet iyi anlıyorlardır. Hem harika bir karakter hem de en sevdiğim seiyuulardan biri olan Daisuke Ono tarafından seslendiriliyor. Ayrıca Shizuo'ya adanmış olan 7. bölüm ise favorimdir.
Tabii ki sevdiğim karakterler Shizuo ile sınırlı değil. Tüm karakterler eğlenceli ve sizi şaşırtacak özelliklere sahip. Ayrıca Shizuo ve Celty'nin arkadaşlığına ve Celty ve Shinra'nın değişik ilişkisine de bayılıyorum.Serinin yaratıcısı Narita Ryohgo'nun ise değişik bir zekaya sahip olduğunu düşünüyorum. Baccano! izlemiş olanlar kendisini çok iyi bilirler. İki eserinde de insanları şaşırtmayı çok iyi başarıyor. -DRRR!!'dan bahsedersek- İşte her bölümde hiç beklenmeyen olayların gelişmesi ise her geçen gün daha çok kişiyi DRRR!!'ya bağlıyor. Ayrıca diğer birçok animeye göndermeler yapması da küçük ama güzel bir ayrıntı.DRRR!!'nın açılış şarkısı ise sevdiğim diğer şeylerden biri. (Theatre Brook - Uragiri no Yuuyake) Hem görüntüler hem de müzik harika bir şekilde ilerliyor. Şarkının tamamını dinleyenler ise fark etmiştir belki, seriyle oldukça uyumlu sözleri var. "Fairy"lere fazlasıyla gönderme var şarkıda. (Bir de "roar out louder" mı, yoksa "blow up louder" mı biri aydınlatsın artık bizi, gerçi "roar out louder" daha güzel) Edit: 13. bölüm itibariyle opening şarkısı değişti. (ROOKiEZ is PUNK'D - Complication) Bu sefer daha yavaş ama yine güzel bir şarkı.
Durarara!! için daha fazla yazı yazsam da yetmeyecek, çünkü "anlatılmaz, izlenir" türünden bir anime. Hala izlemek için tereddüt ediyorsanız da size diyecek bir lafım yok artık.

4 yorum:

  1. Çok güzel bir seri izlenilmesini tavsiye ediyorum.

    YanıtlaSil
  2. izlediğim en güzel serilerden biri

    YanıtlaSil
  3. bana içindeymişim gibi hissettiren nadir serilerden biri ...tavsiye edilir...

    YanıtlaSil