05 Ağustos 2009

Arctic Monkeys - Humbug

Son günlerde sıkılmadan dinlediğim bir albüm var; Arctic Monkeys - Humbug. Hatta utanmasam last.fmde albümdeki bütün şarkıları "sevdim" diye etiketleyeceğim.



Arctic Monkeys'in 3. stüdyo albümü olan Humbug'da daha olgun bir grup görüyoruz. Bir önceki albümleri Favourite Worst Nightmare ile karşılaştırırsak da daha yavaş tempolu şarkılar var. Zaten ilk singleları "Crying Lighting"le daha farklı ve olgun bir iş çıkardıklarının sinyallerini vermişlerdi. Albümün prodüktörlüğünde ise iki isim var. Birisi Favourite Worst Nightmare'in de yapımcılığını üstlenmiş olan James Ford, diğeri ise -ki sürpriz olan- Queens Of The Stone Age'den tanıdığımız Josh Homme.


Albüme favorilerimden biri olan My Propeller ile giriş yapıyoruz. Şarkı ilk başladığında "evet Arctic Monkeys bu" demenize kalmadan şarkının havası birden değişiyor. Aslında grup için çok seksi bir şarkı olmuş bile diyebiliriz. Alex Turner'ın farklı vokalinin de bunda etkisi kesinlikle var.

My Propeller etkisinden çıkmaya çalışırken albümün ilk singleı Crying Lightning geliyor. Yukarda da bahsettiğim gibi, bu şarkıda ne kadar olgunlaştıklarını görüyoruz. Şarkının müziği ise gerçekten "sağlam".

Sırada Dangerous Animals var. Aslında ilk albümleri Whatever People Say I Am, That’s What I’m Not'daki şarkıları hatırlatıyor. Fakat bu daha oturmuş bir şarkı. Şarkının son 40 saniyesi ise müzik bakımından en leziz kısmı. (Ve itiraf ediyorum d-a-n-g-e-r-o-u-s a-n-i-m-a-l diyebilmek için çok uğraştım.)

Derken usulca Secret Door başlıyor. Alex Turner'ın sesine de bir kez daha aşık oluyorsunuz. "Her arms were folded most indignant, not looking like she was soon to leave..." gibi kısımlardaki vokallerini dinlerken erimemek mümkün değil. *Öhöm* Konuya döneyim diyerek sıradaki şarkıya geçiyorum...

Potion Approaching başlayınca akla ilk gelen şarkı This House is a Circus oluyor. Ama onun kadar agresif kesinlikle değil. Yine de ritim ve gitarlar "olmuş" dedirtiyor.

Fire And The Thud öyle geçip gidiyor. Ama albümün en farklı şarkısı da kesinlikle bu.

Yavaşça devam ediyor albüm Cornerstone ile. Aslında müziği romantik-komedi filmlerin soundtracklerini hatırlatıyor, ama kesinlikle çok tatlı bir şarkı.

Ve Dance Little Liar başlıyor. Diğer bir favorim olan bu şarkının en dikkat çeken özelliği ritimleri. Evet, aslında sürekli aynı ritimde devam ediyor ama rahatsızlık kesinlikle vermiyor. Aksine şarkıyı "çok güzel" yapıyor. Şarkının kişide bıraktığı etki de cabası.

Pretty Visitors ben geldim diyor ilk önce yavaşça, ama birden hızlanıyor. Hatta vokal hızlı bir şekilde bir önceki albümden Balaclava gibi ilerliyor. Nakarat kısmı ise şarkının en hoş kısımlarından biri.

Ve The Jeweller's Hands ile albüm sona ulaşıyor. Yine de albümün en güzel ve karanlık parçalarından biri. Albüm, tadı damağınızda kalarak bitiyor.



Arctic Monkeys'in artık daha sağlam bir şekilde müzik piyasasında olduğunu görmüş olduk. Daha uzun yıllar, daha da güzel albümlerle devam edecekleri kesin gibi görünüyor. Zaten Alex Turner grupta olduğu sürece başarısız olmaları imkansız. Eğer Arctic Monkeys seviyorsanız, bu albümü kesinlikle beğeneceksiniz.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder