27 Temmuz 2016

Üşengeçliği bir kenara bıraktığım anlar...

Sanırım hayatımın en doğru kararlarını üşengeçliğimi bir kenara bıraktığım anlarda alıyorum.
Geçtiğimiz hafta sonu olduğu gibi.
Üşengeçliğimi bir kenara bırakıp dışarı çıkmaya karar verdim.
İyi ki de çıkmışım.


´・ᴗ・`

13 Temmuz 2016

2016 Yaz Sezonunda Neler Varmış?

Oh yes! 

1,5 yıl sonra blog yazmak aklıma geldi sonunda. Hem de blogun ilk zamanlarındaki gibi bir anime yazısı ile döndüm. (Bu gazla anime çevirmeye de dönerim ben.)
İçimden gelmişken bu sezon neler izlediğimi yazayım dedim.

(ARADA DA OLSA BLOGUMU TAKİP EDEN 3-5 KİŞİ KALDI, BİLİYORUM!)

91 Days

Bu animenin fragmanını ilk gördüğüm an kaliteli bir şey olacağını anlamıştım. İtalya'da geçen anime bir mafya serisi. İlk bölüme de bakılırsa oldukça iyi başladı. Klasik bir konu üzerine kurulmuş bir hikayesi olsa da izleyiciyi bunaltmayan bir akıcılığı vardı. Umarım ileriki bölümlerde de bu çizgiyi bozmadan devam eder.






Arslan Senki: Fuujin Ranbu

Ne yalan söyleyeyim, ilk sezonunu gazla izlerken 2 bölüm kaçırınca seriyi beklemeye almıştım. Fakat geçtiğimiz hafta, 10 günlük internetsizlik yüzünden sezonu tamamladım. İyi ki de tamamlamışım, zira "Acaba bundan sonra ne olacak?" düşüncesi ile son bölümü kapatmıştım. Eh, bunun da üstüne hemen 2. sezon başlayınca hemen seriye atladım. İlk sezonunu izlememiş varsa hemen izlesin ve buna devam etsin derim.




B-Project: Kodou*Ambitious

Son yıllarda maalesef kaliteli shoujo mangalardan uyarlanan shoujo serileri oldukça az. Yayınlanan shoujo serilerin de çoğu da maalesef oyun uyarlamalarıydı. Tamam, bishounen haremine doyduk ama bir yere kadar. Bu seri de biraz öyle. Bol bishounenli, reverse-harem dediğimiz türde. Müzikle ilgili olması da akla Uta no Prince-sama'yı getiriyor. Her şeye rağmen bu seriyi takip etme kararı aldım. Tavsiye eder miyim? Eğer reverse-harem olsun da ne olursa olsun diyorsanız tavsiye ederim. -ki bu sezon buna benzer Tsukiuta var, onu tavsiye etmem mesela- Seiyuu kadrosu da oldukça iyi. Bir kere bebeğim Ono Daisuke var. Daha ne olsun?


Cheer Danshi!!

Bu sezon bol bol spor animesi var ve Cheer Danshi!! de bunlardan biri. İlk iki bölümü yayınlandı ve bence tutar. Tutar yani... Tutsun bence :)
Seride hoşuma giden ilk şey; hikayenin lisede değil de üniversitede geçiyor olması. (28,85 yaşındayım, tabii ki sevineceğim.) Konusu ise; iki arkadaş judoyu bırakır ve erkek tezahürat kulübü kurarlar. (Kadınların ponpon kız takımı gibi düşünün, futbol maçlarındaki amigo adamlardan bahsetmiyorum.) Bu iki arkadaşın kulübe başka üyeler almaları gerekir. Ve olaylar gelişir.
İzleyin bence.



D.Gray-man Hallow

Konu DGM ise akan sular durur benim için. Mangası en sevdiğim seridir. (Öyle ki evde tüm ciltleri var... Tamam azıcık övündüm.) Hallow serisi ise bir önceki DGM animesinin tam kaldığı yerden devam ediyor. AMA NE DEVAM ETME. Mangada da okurken ufak çaplı kalp krizi geçirdiğim bölümden başladı. Üstelik bu sezon sadece 13 bölüm olacak, yani yetmez. Ayrıca karakter tasarımlarında değişiklikler var ve seiyuular artık farklı.

İlk sezonu izlememişler diğer anime yorumuna geçsin hemen. Aşağıdaki minik yazı spoilerdır.


Marian Cross'u harcadılar, matmazel :(((((



Fudanshi Koukou Seikatsu

Yaoi seven kadınlara Fujoshi deniliyor ya, hah, işte yaoi seven erkeklere de Fudanshi deniliyor. Bölüm başı 3:30 dakika kadar süren bir seri. Yaoi hastası bir liseli erkeğin günlük hayatını anlatıyor seri. Ama çocuğun davranışları bana başka şeyi hatırlattı. Evet, her erkek karaktere yaoi hikayesi yazan Tumblr kullanıcılarını :) Zaten kısacık bir şey, gözden geçirmekte fayda var.




Fukigen na Mononokaen

Tatlış tatlış mı tatlış, minnoş mu minnoş youkailerin olduğu bir seri bu. Daha fazla yazmayacağım bile.
İzleyin ^^








Handa-kun

Barakamon'u izleyenler Handa Sei'yi zaten tanırlar. Bizim çok sevgili hattatımızın lise çağlarını anlatan bu seriyi, Barakamon'u izlememiş olsanız bile izleyebilirsiniz. Zira zaten Barakamon'dan yanılmıyorsam 7-8 yıl öncesini anlatıyor. Mangasını da okuyan biri olarak hiç çekinmeden tavsiye edebilirim. Oldukça eğlencelidir. İlk bölüm biraz tanıtım bölümü gibi bir şeydi, ama ikinci bölümde asıl hikayeye dönecek.
Ayrıca;
Handa Sei *kalpkalpkalp*

Bir de benim Barakamon çevirisini artık tamamlamam gerekiyor sanırım...

Hatsukoi Monster

Ya ben bunu neden izliyorum, ne olur biri bana açıklasın. "Şeyma" desin, "kendine gel" desin. Konusuna hiç bakmadan izlemeye başladım. Ve ilk bölümde Kanade'yi gördüğümde "O ye beybi, bishounen!" dedim. 
Demez olaydım...
ÇOCUK 5. SINIF ÖĞRENCİSİ ÇIKTI.
Şu yaştan sonra animeler yüzünden pedofili konumuna düşecek insan mıydım ben?
Birkaç bölüm daha bakacağım ve gidişata göre ya izlemeyi bırakacağım ya da bu serinin saçmalığına katlanıp animeyi izlemeye devam edeceğim. 
KISMET.


Mob Psycho 100

One Punch Man'in yaratıcısından bir başka seri olan bu seri ilk bölümde ortalama üzeri bir başarı sergiledi bence. Üstelik çizimler daha basit ve sıradan olduğu için daha da enteresan bir hal almış. Arada bir yerde de OPM göndermesi vardı, dikkatliyseniz hemen görürsünüz zaten. Yine önümüzdeki bölümlere bakacağım bir seri. Yine de bir OPM değil ama GİDERLİ.




Orange

Baştan uyarıyorum. Bu anime trajedi türündedir. Ona göre başlayın.
Mangasını yayınlandığı dönem okuyup tamamlamıştım. Okurken oldukça etkiliydi. Animede nasıl olur, zaman gösterecek. Ama ilk iki bölüme bakılırsa mangadan farksız gidecek gibi görünüyor. Tavsiye eder miyim? Kesinlikle. Ama tekrar uyarıyorum. Trajedi gençler :(((





Servamp

Beni en çok şaşırtan seri bu oldu. Çünkü seriye başlamadan önce "Kesin o kıçı kırık vampir serilerindendir." dedim. Fakat beklediğimin üzerinde bir hikayesi var. Belki de ben beklentimi düşük tuttuğum için öyle geldi, bilmiyorum. Şimdilik izlemeye devam edeceğim. Siz de bir göz atın derim.






Honorable Mention:

Re:Zero kara Hajimeru Isekai Seikatsu

Bu seri ilkbahar sezonu başlayan ve hala devam eden animelerden biri. Enteresan diyebileceğim bir konusu var. Özetlemek gerekirse; Subari Natsuki şu an bulunduğumuz dünyada yaşayan bir insanken, marketten çıktığı bir gün kendini fantastik bir dünyada bulur. 

Ne, çok mu SAO gibi geldi? 

Değil işte.

Subaru her öldüğünde, ölüm sebebinin "checkpoint"inde tekrar canlanır. 

Ee yani? 

Eesi şu; her seferinde yaşanan ölümleri engellemeye çalışır. Sıradan ölümlerden bahsetmiyorum. Karakterler moe görünüyor olabilir. Ama ölümler hiç moe değil. Koparak uçan kol ve bacaklar görmeniz mümkün. Ve her başa dönüş Subaru'yu akli dengesi sarsılarak döndürüyor. Kolay mı tabii o kadar ölüp aynı şeyleri tekrar tekrar yaşamak :(

Daha fazla yazarsam ayrıntılı anime inceleme yazısına dönecek. Bu kadar yeterli sanırım.

 

İşte durum bu.

Yaz sezonundan bildirdim.

Sağlıcakla kalın.